Çocuklarda Oyunun Önemi, Oyuncak Seçimi, Oyun Terapisi

Her çocuk kendi oyununda başroldedir, oyunun hükmedicisidir. Oyun dünyasında ebeveyn olarak bir hükmünüz olamaz. Kuralları siz koymayacak, çocuğun kurallarına uyacaksınız.

Çocuk, oyuna herhangi bir plan yapmadan, herhangi bir amaç gütmeden başlar. Her şey spontane gelişir. Uygulamaya konan senaryo çocuğun hayal dünyasını geliştirirken, sorun çözme kapasitesini de arttırır.

Pedagog muayene ve pedagojik gözlemlerimizde çocuğu oyun oynarken izlemek, çocuğun ruhsal yapısını anlamak yönünden önemli fikirler verir.

Çocuğa uygun oyuncak seçmek bilgi ve beceri ister. Birçok ebeveyn çocuğa oyuncak seçiminde teknolojinin ve reklamların büyüsüne kapılmakta, hatta çocukluk yıllarından içlerinde kalan özlemleri gidermeye yönelik oyuncakları çocuklarına almaktadırlar.

Oyuncak seçiminde ana unsur çocuğun zihinsel, motor ve duygusal gelişimini desteklemektir. Oyuncak reyonlarının en altında kalmış, dikkatinizi çekmeyen bir oyuncak, çocuk için en güzel ve uygun oyuncak olabilir.

6 aylıktan küçük bebeklere renk, ışık ve ses veren oyuncaklar seçerek, beş duyusuna da hitap etmek ve motor ve zihinsel gelişimi hızlandırmak temel amaçtır. Zararlı boya içermeyen, çocuğun yutamayacağı kadar büyük ve elinde tutabileceği boyutlarda oyuncaklar idealdir.

6 ay ile 2 yaş arasında basit yapboz oyuncakları, bütünü parçalara ayırma, basit kule ve köprü yapımı, büyüklüklerine göre iç içe geçebilen oyuncaklar, kutu veya kovayı boşaltıp doldurmaya yönelik oyuncaklar seçilebilir. Amaç zihinsel ve motor gelişmeyi hızlandırmaktır. Kendiliğinden hareket eden, ses ve ışık veren robot, otomobil, hayvan, bebek gibi oyuncaklar dikkat çekicidir.

3 yaşından sonra, motor gelişimi belli bir safhaya gelmiş çocuk için üç tekerlekli bisiklet gibi araçlar alınabilir. Tahta bloklardan bütünü oluşturmak, kumda oynamak ve oyun hamuruyla çeşitli şekiller yapmak çocuğun zihinsel gelişimini ve fantezi dünyasını derinleştirecek oyun ve oyuncaklardır.

3-5 yaş arası çocuklar evcilik, doktorculuk, okulculuk gibi oyunlara yönelirler. Çocuğu aritmetiğe hazırlayarak abaküs, resim ve sayıları eşleştirme, oyuncak müzik aletleri, domino, kızmabirader gibi oyunlar tercih edilebilir. Çocuğa kısa şarkılar öğretilebilir. Resimli öykü ve masal kitapları okunabilir.

6-8 yaş arasında sosyalleşmeye yönelik grup oyunları ön plana çıkar. Top oyunları, ip atlama, sek sek, sessiz sinema, isim- hayvan –bitki oyunu gibi oyunlar çocuğu bireysellikten uzaklaştırarak işbirliği kapasitesini arttıracaktır. Maketler, legolar, puzzle gibi yap-boz oyunları zihin ve algısal becerileri güçlendirecektir.

9-11 yaşlarında daha karmaşık yap-boz oyunları, üç boyutlu model uçaklar, model arabalar yapma, uzaktan kumandalı oyuncaklar, hafıza oyunları, video oyunları, akvaryum bakımı, kuş besleme, ağaç oyma, kumaş boyama gibi hobiler edinme, monopoli gibi oyunlar, tenis, masa tenisi gibi oyunlar idealdir.

12 yaş üzerinde ise soyut düşünme ve muhakemeye yönelik oyun, oyuncak ve aktivitelere yönlenilmelidir. Elektronik setler, mikroskop, teleskop gibi gereçler, grup halinde doğa gezileri, bisiklet turları, piknikte ailece ve grupça oynanan oyunlar bu dönemin gözde aktiviteleridir.

Özellikle ilk 8 yaşta çocuklar oyuncak seçiminde bilinçli olamazlar, oyuncağın sesi, görüntüsü, rengi yanlış tercihlere sebep olabilir. Anne babalar çocuğa sınırsız tercih sunmak yerine, çocuğun yaş ve gelişim sürecine uygun alternatifler yaratmalıdır. Oyuncak seçimi ebeveynlerin yaşanmamış çocukluklarını tatmin ettikleri bir ruh haline dönmemelidir. İyi oyuncak pahalı oyuncak demek değildir. Bir kibrit kutusunun dört kenarına düğmeden yapılmış tekerleklerden oluşan bir otomobil, çocuk için uzaktan kumandalı pahalı bir oyuncaktan daha değerli olabilir.

Biz pedagoglar, oyun ve oyuncağı çocuk gelişiminde en büyük destek olarak görüyor ve pedagog muayenemiz sırasında çocuğu oyun oynarken izlemeye özel önem veriyoruz. Bir çocuğun iç dünyasına en kolay oyun ortamında girebilirsiniz.