Kardeş Kıskançlığını Önlemek için ne yapmalısınız?

Anne ve babaları en çok düşündüren konulardan biri de evin yeni minik aile üyesini büyük kardeşin kabullenmemesidir. Bu konuda yapılması gerekenleri uzmanlarımız sizler için derledi.

Doğallığı koruyun

Çocuğa kardeşinin olacağı ve bunun sevindirici bir haber olduğu söylenirken kardeşe sahip olmanın doğal bir durum olduğunu hissettirilmelidir.

Abartılı tepkiler, çok süslenmiş davranışlar ve fazla dikkat çekici tavırlar çocuğun tedirgin olmasına yol açar.

Çocuğa kardeşi olacağını yoğun bir duyarlılıkla anlatmak, bu durumu kabullenmesi için aşırı çaba sarfetmek, çocuğun bu durumdan kuşkulanmasına ve kendisi için bir tehlike olduğunu düşünmesine yol açar.

Hazırlıklara dahil edin

Doğum öncesinde mobilya, giysi seçimi gibi konularda büyük kardeşin fikrini almak olumlu etkilere yol açar.

Sohbete ortak olmasını sağlayın

Karnınızdaki bebeğe çocuğunuzun başarılarıyla ilgili “dedikodu’’ yapın. Bu yöntemi uygulamaya bebeğiniz doğduktan sonra da devam edebilirsiniz. Böylece çocuğunuza “yeni gelen’’le paylaşması mümkün olmayan bazı şeylerinizin olduğunu hissettirebilirsiniz.

Evdeki hazırlıklar, değişiklikler ve bunların planlanmasında anne-baba olarak yapılacak toplantılara çocuğu da katmaya çalışmak, Yaşına göre belirlenecek minik sorumluluklarla onu konuşmaların içine almak kabulü kolaylaştırabilir.

Brifing verin

Kısa süre sonra yaşanacak değişimin ipuçlarını vermek, birden

bire şaşkınlık yaşatmaktan daha iyidir. Bebeğin uzun süre ağlayacağı, onunla bir süre fazla ilgilenmek durumunda kalınacağı izah edilebilirsiniz. Kısa süre once kendisinin de bunları yaşadığı fotoğraf ve videolarla gösterilip, yeni gelene özel bir muamele yapılmayacağı konusunda ikna edilebilir. Böylece empati kurması da desteklenirken ayrıcalık yapılacağı düşüncesi gelişmemiş olur.

Destek isteyin

Sorumluklar paylaştırılırken, onun da yetenekleri çerçevesinde

görev almasını sağlamak ana-babaya yardım etmekten haz duymasını sağlar. Böylece kendisini hem ait hem de büyümüş hissedebilir. Hatta bir bebek alarak onu tutmayı, beslemeyi ve ellerini doğru yıkamayı öğrenmesi için egzersiz yapması sağlanabilir. Böylece zaman zaman ondan yardım istediğinizde nasıl yapması gerektiğini öğreneceğini anlatabilir, onu yüreklendirebilirsiniz.

Dürüst olun

“Hiçbir şey değişmeyecek’’, “her şey eskisi gibi olacak’’, “en

çok seni seveceğiz’’, “onu istemedik’’ gibi kandırmaya ve durumu kurtarmaya yönelik gerçek olmayan ifadeler kullanmamaya dikkat edilmelidir. Çocuğunuzu aptal yerine koymak çok büyük bir hatadır. Yaşı kaç olursa olsun, çocuklara her zaman anlayabilecekleri şekilde dürüst olunmalıdır. Aile dürüst olduktan sonra

çocuktan da aynı dürüstlük beklenebilir. “Sevmek zorundasın’’, “kardeş çok güzel bir şey’’ gibi kendine bile yalan söylemek zorund kalacağı baskı cümleleri yerine; “ zor olacağını biliyorum’’, “yeni biri ve onu sevip sevmeyeceğini bilmiyorsun, bunu anlayabiliyorum’’, “ben kardeşim olduğu için mutluyum, umarım sen de mutlu olursun’ gibi anlayan ve dürüst olmasını sağlayacak samimi ifadeler kullanabilirsiniz.

Özel anlar yaratın ve bunları koruyun

Çocuğunuzla geçireceğiniz anne-kız, baba-kız ya da anne-oğul, baba-oğul zamanları yaratmak (birlikte araba yıkamak, tıraş olmak, sinemaya gitmek, ayakkabıları boyamak, martılara simit atmak, kedileri beslemek, sıcak çikolata içmek vs.) ve bebek olduğu zaman bile değişmeyecek birtakım “özel’’ anlar hazırlanmalıdır. Bu özel anlar ilişkilerin sıcaklığını sağlayacak ve “küçük başbelasının’’ dokunamayacağı yerler olduğunu anlayıp, çocuğun rahatlamasını sağlayacaktır.

Önemli değişiklikleri planlayın

Okula başlanacaksa, kendi yatağında uyutmaya alışıtırılacaksa, evden

taşınılacak, bakıcı gelecek ya da ayrılacaksa, evde devamlı büyükannebaba kalacaksa, odasını paylaşmak zorunda kalacaksa ve benzeri bir takım önemli olaylar yaşanacaksa bunların bebeğin gelişinden mümkün olduğu kadar erken tamamlanması gerekir.

Çocuğun anaokuluna biraz erken başlamasının hiçbir olumsuz etkisi olmaz ancak bebeğin gelişinin ardından başlatılırsa “evden

gönderildiği’’ düşüncesi gelişebilir. Benzer şekilde kardeş doğacağı zaman kargaşadan olumsuz etkilenmesin diye başka birinin yanın göndermek, çocuğun bebek geldiği için uzaklaştırıldığını düşünmesine neden olabilir.

Bebek geldiği için beşiğinden ya da odasında olmak ister istemez suçu yeni gelene yüklemesine ve ona karşı kızgınlık duymasına sebep olur. Bu nedenle büyük değişiklikleri hamilelik sürecine yayarak sakince kabullenilecek şekilde düzenlemek gereklidir.

Diğerlerini kontrol altında tutun

Bebek daha doğmadan ultrason fotoğrafını görmek isteyenleri, ev gelir gelmez annenin karnını sevmek isteyenleri, “papucun dama atıldı’’ diye garip espriler yapmak isteyenleri, daha dün “küçük’’ olduğu için eline hiçbir şeyi vermeyip bugün “büyüdün’’ diyenleri,

sürekli bebeğe hediye getirenleri ve benzeri pek çok istemdışı tuhaf davranış sergileyen yetişkinleri sık sık uyarın. Gerekli açıklamaları yapıp, ara sıra çocuğun psikolojisini bozmamak için hassasiyet gösterilmesini rica ederseniz hem siz hem de çocuğunuz rahat edecektir. Elbette eve her gelenin bu kadar düşünceli olması beklenemez. Dolayısıyla alışverişe çıkıldığında çocuk için hediye alıp saklanabilir. Böylece bebeğe hediyesiyle gelen tanıdığın çocuğa

da armağan vermesi sağlanır ve çocuk da düş kırıklığı yaşamaz.

Küçülmesine izin verin

Çocuğun kardeşinin gelişiyle birlikte birden büyümesini beklemek, olgun davranışlar sergilemesini ummak çok gerçekçi beklentiler değildir. Yaşı kaç olursa olsun evin en küçüğünün aniden büyümesi

istenmemelidir. Yakın geçmişte annesinin “bebeği’’ şimdi abla/abi olmaya hızlı bir şekilde geçmektedir.

Bu geçiş sırasında zaman zaman “bebek’’ olmayı, daha doğrusu

yeniden bebek gibi ilgi görmeyi isteyebilir. Özellikle hamileliğin

son aylarında annenin istediği kadar kucağına alamaması, sırtında

taşıyamaması gibi eksiklikler de bu ilgi ihtiyacını artırabilir.

Küçülmelere, şımarmalara izin vermek çocuğu biraz gevşetecek ve ona olan ilginin kaybolmadığını hissettirecektir.

Zaman zaman biz kocaman insanlar bile annemizin sırtımızı kaşımasını, saçımızı okşamasını istemez miyiz?